Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/10782 E. 2014/9237 K. 03.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10782
KARAR NO : 2014/9237
KARAR TARİHİ : 03.04.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-) Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık müdafinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Suça sürüklenen çocuk, suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olduğundan tebliğnamedeki 3-A maddesindeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yargılamanın yapıldığı esas mahkemesince sorgusu yapılmamış olan sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Yakalama emri üzerine de olsa yargılamasının yapıldığı talimat mahkemesince, sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulması zorunludur. İnceleme konusu dosyada … 3. Asliye Ceza Mahkemesince, talimat yoluyla sorgusu yapılan sanığın, sorgusundan önce ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayarak, 5271 sayılı CMK’nun 196/2 maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusu, esas alınmak suretiyle, hakkında hükümlülük kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.