Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/11274 E. 2015/15675 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11274
KARAR NO : 2015/15675
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/14166
MAHKEMESİ : Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/10/2012
NUMARASI : 2011/762 (E) ve 2012/862 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-) Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesine göre kısa süreli hapis cezaları ertelenen kişiler hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanamayacağı, somut olayda sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi gereğince kısa süreli olmadığı, bu nedenle 53. maddenin 3. fıkrasına göre, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin uygulanamayacağı ve (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğun uygulanmamasına mahkemece karar verilebileceğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçu ile ilgili olarak kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan ve TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin ve mala zarar verme suçu yönünden ise tayin olunan kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle, TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollaması ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle; sanığın hırsızlık suçundan hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, hapis cezası ertelendiğinden, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden uygulanmasına yer olmadığı şeklinde belirtilmek ve sanık hakkında mala zarar verme suçuna ilişkin hükümle ilgili olarak ise, bu suça ilişkin hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-) Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın sabıkasız olduğu dolayısıyla 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı maddenin (c). bendinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “… Sanığın müştekinin zararını gidermediği anlaşıldığından koşulları oluşmadığından sanık hakkında CMK nun 231. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak sanık hakkında yakınanlara yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-) Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle, TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.