YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12256
KARAR NO : 2014/11453
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
Hırsızlık suçundan sanık …’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 141/1, 62 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50/1-d maddesi gereğince sanığa verilen hapis cezasının süresi kadar otomobil kullanmaktan yasaklanması tedbirine çevrilmesine dair … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2013 tarihli ve 2013/271 esas, 2013/896 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 05/02/2014 gün ve 2014/2853-8883 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/02/2014 gün ve 2014/63849 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-d maddesi gereğince sanığa verilen hapis cezasının süresi kadar otomobil kullanmaktan yasaklanması tedbirine çevrilmiş ise de, 5237 sayılı Kanunu’nun 50/1. maddesinin alt bentlerinde kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar;
a)Adlî para cezasına,
b)Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c)En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d)Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e)Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katma kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f)Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
Şeklinde belirlenmiş olup, seçenek yaptırımın kanun koyucunun amacına uygun, tarafları tatmin edici, denetime elverişli olması gerektiği gibi, infazı bakımından da uygulanabilir bir karar olması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı yasanın 50.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, aynı fıkranın (a) bendi uyarınca adli para cezasına veya diğer bentlerdeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilir. Seçenek yaptırımın, infazının olanaklı olması yanında denetlenebilir olması da önem taşımaktadır.
Mahkemece, kısa süreli hapis cezası, 5237 sayılı yasanın 50.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken, hükmolunan “10 ay süre ile otomobil kullanmaktan yasaklanma” tedbirinin, denetime elverişli olmaması yanında, infaz kabiliyeti de bulunmadığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (…) 8.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 06.11.2013 gün ve 2013/271, 2013/896 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendi uyarınca sanık hakkında, hırsızlık suçundan hükmolunan 10 ay hapis cezasının, 5237 sayılı yasanın 50. maddesinin 1.fıkra (d) bendi uyarınca, “10 ay süre ile içkili yerlere gitmekten yasaklanması” tedbirine çevrilmesine, infazın bu tedbir üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.