Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/12972 E. 2015/15555 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12972
KARAR NO : 2015/15555
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname No : 6 – 2013/213265
MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2013
NUMARASI : 2012/382 (E) ve 2013/207 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu
salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
2-6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen “Devlete ait yargılama giderlerinin 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106’ncı maddesindeki terkin edilmesi
gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir” şeklindeki düzenleme nedeniyle toplam 14,00 TL yargılama giderinin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320
sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümdeki 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde sayılan hakları kullanmaktan mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesine ve yargılama giderleri ile ilgili kısmın çıkartılarak yerine “toplam 14,00 TL olan yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince Devlet Hazinesine yüklenmesine” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın temyiz dilekçesinde mahkemedeki ifadesinde tarihleri karıştırdığını ve suç tarihinde Türkiye’de olduğunu kabul etmesi karşısında il emniyet müdürlüğünden bu yönde bir araştırma yapılmasının sonuca etkili olmaması nedeniyle tebliğnamedeki 1 nolu
bozma görüşüne iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Oluşa uygun şekilde sanığın katılana ait işyerinden hırsızlık yaptığının kabul edilmesine karşılık TCK’nın 116/2. maddesi yerine aynı Kanun’un 116/1. maddesi ile uygulama yapılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı
zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın suç tarihinden önce silinme koşulları oluşan mahkumiyetinin bulunduğu gözetilmeden, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “zarar giderilmediğinden hakkında CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından,vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.