Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/13321 E. 2014/11312 K. 29.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13321
KARAR NO : 2014/11312
KARAR TARİHİ : 29.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlığa teşebbüs, iş yeri dokunulmazlığının ihlaline teşebbüs, mala zarar verme, başkasına ait kimlik bilgilerinin kulanılması
HÜKÜM : Mahkumyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarih ve 9-7/56 sayılı kararında da ayrıntıları açıklandığı üzere, zorunlu müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen ve kendisine zorunlu müdafii atandığından haberi bulunmayan sanık açısından hakkında kurulan mahkumiyet hükmü kendisine tebliğ edilinceye kadar temyiz hakkı bulunacağından, yokluğunda verilen hükümden 03.01.2012 tarihinde haberdar olan sanık … tarafından 04.01.2012 tarihinde verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanıklar …, …, … hakkında; hırsızlığa teşebbüs, Sanık … hakkında; başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazların incelenmesin de;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezaların infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümlerden 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde sayılan hakları kullanmaktan mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar …, …, … hakkında; işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazların incelenmesin de;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-5271 sayılı CMK’nun 225/1. maddesinde, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceği düzenlenmekle, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, dava konusu yapılan eylemin, başka bir eylemden bağımsız olarak açıklanması gerektiği dikkate alınarak, iddianame içeriğinden, hırsızlığa teşebbüs suçundan kamu davası açılıp, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında usulüne uygun iddianame ile dava açılması sağlanmadan, ek savunma verilmesiyle, yetinilerek işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükümlülük kararı verilmesi,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezaların infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.