Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/16247 E. 2015/18436 K. 19.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16247
KARAR NO : 2015/18436
KARAR TARİHİ : 19.10.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/75668
MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2012
NUMARASI : 2012/1045 (E) ve 2012/1312 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanıkların, müştekinin konut ve ofis (home-office) olarak kullandığı ve olay tarihinde de gecelediği yere girmek biçimindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 116/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 116/2 maddesine göre uygulama yapılması,
2) Olay tarihinde yaz saati uygulamasına göre güneşin saat 06:42’de doğduğu, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminin saat 05:43’te sona erdiği, müştekinin saat 02:00’da uyuyup 09:30’da uyandığında hırsızlık olayını fark ettiğini beyan ettiği, sanıkların yargılama aşamasında suçu saat 06:00 sıralarında işlediklerini beyan ettikleri anlaşılmakla, suçun işlendiği zaman diliminde hem gündüz hem gece vaktinin bulunması karşısında, suçun gece vaktinde işlendiğine ilişkin deliller denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden sanıklar hakkında anılan Kanun’un 143. ve 116/4 maddelerinin uygulanması,
3) 24.09.2012 tarihli adres tespit, yakalama ve muhafaza altına alma, araştırma, yakalama, ev arama ve el koyma tutanakları ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan arama talebi yazısının içeriğine göre; sanık Faruk’un Antalya ilinde gerçekleştirilen hırsızlık olaylarına ilişkin çalışmalar sırasında yakalandığında işlediği bazı suçların adreslerini gösterip çaldıkları bir kısım eşyaları sakladıkları yerin adresini kolluk görevlilerine verdiği, bunun üzerine alınan karar uyarınca yapılan aramada müştekiye ait laptop bilgisayar, monitör ve kol saatlerinin ele geçirilerek müştekiye teslim edildiği, sanık Ömer’in yakalandıktan sonra müştekinin ikametinden çaldıkları fotoğraf makinesini dövmecilik yapan tanık K. A.’ın işyerine emanet olarak bıraktığını beyan ettiği, böylece tanık Kerem’den teslim alınan fotoğraf makinesinin müştekiye iade edildiğinin anlaşılması karşısında, kısmi iadeyi sağlayan sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına rıza gösterip göstermediği müştekiden sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, arama yapılan ikametin adresini kolluk görevlilerine sanık Faruk’un verdiği ve fotoğraf makinesini bıraktığı adresi sanık Ömer’in gösterdiği göz ardı edilerek “verilen arama kararı sonucunda bu eşyaların ele geçirilmiş olması ve bir başka hırsızlık olayı sebebiyle yapılan arama sonucunda bu durumun ortaya çıkmış olmasından dolayı sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma ihtimali bulunmadığından” biçimindeki yetersiz gerekçeyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 19/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.