YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16380
KARAR NO : 2015/22383
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/73647
MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/01/2013
NUMARASI : 2012/104 (E) ve 2013/43 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında 2011 şeklinde yanlış yazılan suçun işlendiği tarihin mahallinde 15.12.2011 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüş, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanması sırasında aynı maddenin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihinde Belediyesine ait su şebekesi borularının çalınması şeklinde gerçekleşen olayda, belediyede görevli olan tanık tarafından 25.04.2012 tarihli duruşmada, bahse konu boruların kullanılmayan eski şebeke boruları olduğunun belirtilmesi karşısında, suça konu eşyaların kamu hizmetine tahsis edilen eşya niteliğinde olmaması nedeniyle sanıkların eyleminin TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/1-a maddesiyle uygulama yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
2-Sanık soruşturma aşamasında kolluktaki ifadesinde, suç tarihinden üç ay önce bölgesinde atıl şekilde bulunan su borularını toplayarak kamyonlarla getirdiği sırada yakalandığını belirtmesi karşısında, sanık hakkında beyan ettiği eylemle ilgili olarak hakkında kamu davası açılıp açılmadığı, dosyaların suç ve iddianame tarihleri, kesinleşip kesinleşmedikleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, aynı kuruma karşı işlendiğinin tespiti halinde öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı taktirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerinin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak, hukuki kesintinin
bulunup bulunmamasına göre TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile sanıklar ve ntemyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.