YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17254
KARAR NO : 2014/11540
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2010/237089 sayılı tebliğname düzenlenerek Dairemize gönderilen fiziki dosyada ve UYAP’ta tebliğnameye rastlanmaması nedeniyle Dairemizin 13.03.2014 tarihli ilamı ile daha önce düzenlenmiş ise tebliğnamenin evrakına eklenip UYAP’a kaydedilmesi aksi halde yeniden tebliğname düzenlenmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.03.2014 tarih, 2010/237089 sayılı ek tebliğname düzenlenerek dosyanın gönderildiği ancak bu arada daha önce düzenlenen 08.11.2010 tarih 2010/237089 sayılı tebliğnamenin de bulunduğu ancak bu tebliğnamede, katılan sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm ile ilgili olarak onama ya da bozma doğrultusunda bir görüşe yer verilmediği anlaşılmakla; katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmü ile katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden 08.11.2010 tarihli tebliğname, katılan sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise 26.03.2014 tarihli ek tebliğname esas alınarak yapılan incelemede;
I- Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmünün katılan … vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre katılan … vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Katılan sanık … hakkında hakaret, katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin katılan sanık … müdafii ve katılan sanıklar … ve … tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Katılan sanıklara atılı hakaret ve kasten yaralama suçları nedeniyle, uzlaşma işlemlerinin; 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde fıkralarında öngörülen yöntem izlenerek yerine getirilmesi zorunluluğu karşısında, C. Savcısının talimatı olmadan katılan sanıkların kollukta verdikleri uzlaşmak istemediklerine dair ifadeleriyle yetinilerek, eksik ve usulüne uygun olmayan işleme dayalı olarak hüküm kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda mağdurların tazminat istemleri bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararlarının da belirlenemediği ve katılan sanıkların sabıkalarının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının ( b ) bendi uyarınca, katılan sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda oluşacak kanaate göre haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “…olay nedeniyle katılanın uğradığı maddi ve manevi zararı gidermediği…” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle katılan sanıklar … ve … hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Katılan sanık … hakkında katılan sanık … … karşı herhangi bir eylemden dolayı dava açılmadığı ve mahkumiyet hükmü de kurulmadığı halde, katılan sanık … … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
4- Taraflar arasında meydana gelen olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespiti halinde diğer taraf hakkında tahrik hükümlerinin uygulanması gerekir. Kavgayı kimin başlattığının belirlenememesi halinde ise her iki taraftaki sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi uyarınca, hakaret suçundan ise aynı Kanunun 129/1. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması, karşılıklı hakaret halinde ise TCK’nın 129/3. maddesinin değerlendirilmesi gerekirken, katılan sanık …’nın hakaret etmesi nedeniyle katılan sanık …’ın haksız tahrik altında kasten yaralama suçunu işlediği gerekçesiyle … hakkında TCK’nın 29. maddesinin uygulanmasına karar verildiği halde bu kabul ile çelişir şekilde bu kez katılan sanıklar … ve … mülkiyeti konusunda anlaşmazlık bulunan tarla sınırındaki zeytinleri toplaması nedeniyle katılan sanık …’nın haksız tahrik altında onlara hakaret ettiği gerekçesiyle cezasından indirim yapılması,
5- Kabule göre de;
Tanık…’ın kovuşturma evresindeki ifadesinde, katılan sanık … ile katılan sanık …’ın birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettiklerini beyan ettiği de gözetilerek, hakaret suçu yönünden özel tahrik hükümlerini düzenleyen TCK’nun 129. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 29. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiii ve katılan sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.