Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/18006 E. 2015/12066 K. 10.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18006
KARAR NO : 2015/12066
KARAR TARİHİ : 10.06.2015

Esas No : 2014/18006
Tebliğname No : 2 – 2013/104306
MAHKEMESİ : Adana 2. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/03/2011
NUMARASI : 2008/462 (E) ve 2011/356 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mal zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- İş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. madde ve fıkrasına göre itiraz yasa yolu açık olup, yine aynı Kanun’un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin İADE edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
3- Hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk H.. D.. hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 sayılı TCK’nın 31. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu yaş grubunda olan çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınması için yasal bir zorunluluk bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 10/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.