YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18631
KARAR NO : 2016/2989
KARAR TARİHİ : 24.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2011/10-785 E., 2012/101 K. sayılı ve 20.03.2012 tarihli kararında açıklandığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 191/2.maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı hakkında kamu davası açılmış olan sanıkla ilgili olarak cezaya hükmetmeden tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine ya da sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi halinde, açılmış olan kamu davasının derdest olmaya devam edeceği, bu konuda verilen denetimli serbestlik tedbiri kararlarının, 5271 sayılı CMK’nın 223.maddesinde hüküm olarak sayılan ve temyiz yasa yoluna tabi olduğu kabul edilen kararlar arasında sayılmadığı, sanık … hakkında tekerrüre esas alınan kararda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, bu kararın durma kararı niteliğinde olduğu, davanın esasının çözülmediği ve açılmış olan kamu davasının derdest olmaya devam ettiği gözetilmeden anılan karar nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.