Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/19266 E. 2014/14901 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19266
KARAR NO : 2014/14901
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

Muhtelif suçlardan hükümlü … hakkında hükmedilen ve aynı neviden olan hürriyeti bağlayıcı cezaların 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 71. maddesi gereğince toplanarak 43 yıl 9 ay hapis cezası olarak içtima edilmesine, ancak 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 77/1. maddesi gereğince toplam cezanın 36 yıl hapis cezasını geçemeyeceğinden hükümlünün sonuç olarak cezalarının 36 yıl hapis cezası olarak içtima edilmelerine dair, …Ağır Ceza Mahkemesinin 24/08/2012 tarihli ve 2012/145 değişik iş sayılı kararını müteakip, … Cumhuriyet Başsavcılığının 29/08/2012 tarihli ve 2012/680 sayılı yazısı ile infazda tereddüt bulunduğundan karar verilmesi talebi üzerine, hükümlü hakkındaki 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen 5 yıl hapis ve cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezalarının diğer hapis cezalarından aynı olarak infazına, 4616 sayılı Kanun gereğince yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükmedilen hapis cezaları üzerinden 4616 sayılı Kanun uyarınca yapılacak indirimin 36 yıl üzerinden yapılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 29/08/2012 tarihli ve 2012/148 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın usulden reddine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 10/09/2012 tarihli ve 2012/830 değişik iş sayılı kararı sonrası … Cumhuriyet Başsavcılığının 07/11/2012 tarihli ve 2012/413 sayılı yazısı üzerine, itiraz tarihinden sonra 12/11/2012 tarihli ve 2012/1054 değişik iş sayılı karar ile infazın durdurulmasına karar verildiğinden bahisle…Ağır Ceza Mahkemesinin 29/08/2012 tarihli ve 2012/148 değişik iş sayılı kararma yönelik itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 12/11/2012 tarihli ve 2012/1055 değişik iş sayılı karar aleyhine …Bakanlığınca verilen 13.03.2014 gün ve 2013/5180/18800 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2014 gün ve 2014/105950 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Somut olayda hükümlünün işlemiş olduğu suçların tamamını örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirdiği gibi suç tarihlerinin 01/06/2005 tarihinden önce olması nedeniyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulama başlıklı 7/2. maddesine göre suçun işlendiği zamanda yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin farklı olması halinde hükümlünün lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı, aynı maddenin 3. fıkrasına göre infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı fakat koşullu salıverilmenin, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanmasının istisnaları arasında sayıldığı dikkate alındığında, koşullu salıverme ile ilgili olarak da lehe infaz kanununun tespit edilmesi gerektiği, suç tarihinde yürürlükte bulunan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 18/07/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki lehe olan 17/1. maddesine göre 647 sayılı Kanunun 19. maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile Ek 2. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı ve koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin dörtte üçünün iyi halli olarak çekilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 58/9. maddesinin, örgüt mensubu suçlu hakkında mükerirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedileceği hükmünü içerdiği, anılan hükmün örgüt mensubu olma suçundan mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan infaza ilişkin bir düzenleme olduğu ve kazanılmış hakka konu edilemeyeceği, aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 6/1-j maddesine göre örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişinin anlaşılacağı, buna göre 5237 sayılı Kanun’un 220. maddesi kapsamındaki suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün üyesi olanlar hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kamınım 107/4. maddesinde gösterilen koşullu salıverilme süresi ve aynı maddede düzenlenen infaz rejiminin uygulanacağı, bu durumda 3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesi hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun’un 107/4. maddesi hükümleri arasında yapılacak lehe kanun değerlendirmesinde, her iki durumda da koşullu salıverilme için cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi gereken sürenin hükmedilen süreli hapis cezasının dörtte üçü olacağı, bu durumda ise değerlendirmeye konu edilen her iki kanun hükmünün aynı sonucu vermesi ve 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinde öngörülen denetim süresinin infaz rejimine ilişkin olup 5237 sayılı Kanun’un 7/3. maddesine göre derhal uygulanması gerektiği anlaşılmakla hükümlü hakkında bütün suçlan bakımından koşullu salıverme süresinin buna göre hesaplanması gerektiği gözetilmeden,
2- Hükümlü hakkında verilen hapis cezalarının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 77/1. maddesi gereğince toplanması halinde 36 yılı geçemeyeceği dikkate alındığında hükümlünün 4616 sayılı Kanun kapsamına girmeyen cezalarının da bu toplama işlemine dahil olması gerektiği ancak yapılacak indirim sırasında bu kapsama girmeyen suçlar haricindeki kapsama giren suçlardan verilen cezaların toplamından indirim yapılması gerektiği nazara alınmadan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İnfaza konu cezaların ilişkin olduğu suçlardan en ağır yaptırım gerektirenin yağma suçu olmasına, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun, 6110 sayılı Kanunun 8.maddesi ile değişik 14.maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yüksek 6.Ceza Dairesine ait olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye gönderilmesine, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.