Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/19407 E. 2016/635 K. 18.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19407
KARAR NO : 2016/635
KARAR TARİHİ : 18.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Tekerrüre esas alınması gereken Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2006 tarih, 2006/8 E-2006/6 K sayılı kararında, sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümleri uygulandığından, eldeki dosyaya ilişkin ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması sırasında, ” suçun işlendiği zaman dilimi de nazara alınarak” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile arttırım yapıldığının anlaşılması karşısında; tebliğnamenin, temel cezanın alt sınırdan belirlendiği halde TCK’nın 143. maddesinin uygulanması sırasında yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst hadden arttırım yapıldığına ilişkin bozma isteyen düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, sanığın adli sicil kaydında görülen Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2006 tarih, 2006/8 E-2006/6 K sayılı kararı ile Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2006 tarih, 2006/9 E-2006/4 K sayılı kararından, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, hangisinin tekerrüre esas alındığının belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına “sanığın adli sicil kaydına esas Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2006 tarih, 2006/8 E-2006/6 K sayılı kararı ile hırsızlık suçundan hükmolunan 5 yıl hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararının tekerrüre esas alınmasına” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Etkin pişmanlığın soruşturma evresinde gerçekleşmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılmış ise de, aynı maddenin ikinci fıkrasındaki indirim oranının 1/2’ye kadar olduğu dikkate alındığında yapılacak indirimin 1/2 oranından daha fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, sanığın adli sicil kaydında görülen Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2006 tarih, 2006/8 E-2006/6 K sayılı kararı ile Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2006 tarih, 2006/9 E-2006/4 K sayılı kararından, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, hangisinin tekerrüre esas alındığının belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 18/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.