YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19480
KARAR NO : 2016/3025
KARAR TARİHİ : 24.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma, sanık … hakkında ise hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa, dosya içeriğine ve kabule göre; sanık …’un diğer sanık … ile birlikte işbirliği içerisinde, araçta kalarak gözcülük yapmak suretiyle suça doğrudan katıldıkları gözetilmeden, eylemlerine uyan TCK’nın 37/1. maddesi yollamasıyla cezalandırılmaları yerine, haklarında somut olayda uygulama olanağı bulunmayan aynı Kanun’un 39. maddesi uyarınca hüküm kurulması, yine Sanık …’in konut dokunulmazlığını bozma suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediği anlaşıldığı halde, TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
Sanık … diğer sanık …’in eylemine gözcülük yapmak suretiyle doğrudan katıldığı gözetilmeden, TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Kanun’un 39. maddesi ile uygulama yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.