YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19687
KARAR NO : 2016/3447
KARAR TARİHİ : 01.03.2016
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre hükmün; 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, TCK’nın 168/1. maddesinin, TCK’nın 31/3. maddesinden önce uygulanmak suretiyle TCK’nın 61/5. maddesine aykırı davranılması sonuç ceza değişmediğinden ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 31/3. maddesi uygulanırken hesap hatası yapılarak hapis cezasının 2 yıl yerine 1 yıl 12 ay olarak belirlenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak;
1- Dosya kapsamına, adli sicil kaydına ve UYAP kayıtlarına göre, suça sürüklenen çocuk … hakkında suç tarihi itibariyle hakkında açılmış bir dava veya verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığının anlaşılması karşısında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını işlediği sabit görülen suça sürüklenen çocuk hakkında, temel cezanın TCK’nın 61. maddesinde belirtilen ölçütler gözetilerek belirlenmesi, TCK’nın 51. maddesi uyarınca erteleme kararı verilip verilmeyeceğinin maddede belirtilen diğer koşulları taşıdığı için TCK’nın 51/1-b maddesinde yer verilen “Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması”; yine CMK’nın 231/1. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilip verilemeyeceğinin maddede belirtilen koşulları taşıdığı için CMK’nın 231/6-b maddesinde yer verilen “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşullarının oluşup oluşmadığına göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararları ve davalar bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, TCK’nın 168/1. maddesinin, TCK’nın 31/3. maddesinden önce uygulanmak suretiyle TCK’nın 61/5. maddesine aykırı davranılması,
b- Konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 31/3. maddesi uygulanırken hesap hatası yapılarak hapis cezasının 2 yıl yerine 1 yıl 12 ay olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 01/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.