YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20103
KARAR NO : 2014/19200
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
Tebliğname No : 2 – 2013/148502
MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/11/2010
NUMARASI : 2010/472 (E) ve 2010/752 (K)
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa, dosya kapsamına ve delillere uygun olan mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK.nun 31/2 maddesi uyarınca işlediği suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesine ilişkin fiilinin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık fiilinin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği hususunda düzenlenen doktor raporuyla yetinilerek eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’ca yapılacak inceleme sonucunda giderilir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde prensip olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır.
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getirememe sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilir.
Somut olayda, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine, CMK’nın 231/11. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan hükme uymayacak biçimde yazılı şekilde uygulama yapılarak suça sürüklenen çocuğa, açıklanması geri bırakılan hükümdeki cezadan farklı ceza verildiği, henüz açıklanmayan bir hükümde yer alan ceza 1412 sayılı CYY’nın 326/son maddesine konu edilemez ise de, suça sürüklenen çocuğun kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle açıklanan hükmün, açıklanması geri bırakılan hükümden farklı bir ceza ve uygulamayı içermemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ”suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçu için 5237 sayılı TCK’nın 165/1.maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile “altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası yaptırımlarının her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, yasada hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Yasanın 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında yüklenen suçtan dolayı “suçun işleniş biçimi ve failin amacıyla meydana gelen zarar, sanığın ekonomik ve sosyal durumu” değerlendirilerek alt sınırdan hapis cezası belirlendiği halde, aynı gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılıp 120 gün karşılığı adli para cezasına hükmolunması,
4- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği ancak aynı maddenin 11. fıkrasına göre işlem yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.