YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21231
KARAR NO : 2015/12220
KARAR TARİHİ : 11.06.2015
Tebliğname No : 6 – 2013/243404
MAHKEMESİ : Adana 2. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2013
NUMARASI : 2012/928 (E) ve 2013/104 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
27/12/2010 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 28/01/2011 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 27/07/2011 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet kararının kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede;
1- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’ a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, eylemin gece vakti gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 143. maddesi ile yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden üst sınırdan 1/3 oranında artırım yapılarak hüküm kurulması,
2-01.04.2008 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanak içeriğine göre önleyici hizmet devriyesi sırasında kolluk görevlilerince şüphe üzerine kesintisiz takip olmaksızın soruşturması ayrı yürütülen sanık Emrah ve suça sürüklen çocuk Özcan’ın yakalandıkları,suça sürüklenen çocuğun hırsızlık eyleminin tamamlandığının anlaşılması karşısında, teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek TCK’nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
3-Mağdurun işyeriden 11.50 TL para ve 8 adet cep telefonu çalındığı, şüphe üzerine soruşturması ayrı yürütülen sanık Emrah ve suça sürüklen çocuk Özcan’ın yakalandıklarında, suça sürüklenen çocuğun yapılan kaba üst aramasında 3 adet cep telefonu ve 11.50 TL paranın bulunduğu, kaçtıkları sırada 5 adet cep telefonunu aracın altına attıklarının kolluk kuvvetlerince görülmesi üzerine buradan alındığı, suça sürüklenen çocuk ve sanık Emrah’ın suça konu cep telefonlarını yolda bulduklarını beyan etmeleri üzerine çevrede yapılan araştırma sonucunda işyerinden hırsızlık olayının olduğunun tespit edilerek mağdura ulaşıldığında suça konu cep telefonlarını teşhis etmesi üzerine teslim edilmesi, soruşturması ayrı yürütülen sanık Emrah’ın ailesi tarafından işyerine verilen zararın karşılandığı ancak suça sürüklenen çocuğun zarar gidermesi veya kısmi iadesinin söz konusu olmaması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin şartları bulunmadığı halde suça sürüklen çocuk hakkında TCK’nın 168/2 maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
4-Kabul ve uygulamaya göre de;
Etkin pişmanlık nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 168/2 maddesinin, aynı Kanun’un 61/5. maddesi gereğince,sıra ile teşebbüs nedeniyle indirim halini düzenleyen TCK’nın 35/2. maddesi, yaş küçüklüğü nedeniyle indirim halini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 31/3. maddelerinden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/06/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.