YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21644
KARAR NO : 2015/22999
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
Tebliğname No : 6 – 2013/245944
MAHKEMESİ : Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesi
NUMARASI : 2013/133 (E) ve 2013/210 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık Y.. C.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/6-1232-2013/106 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı üçüncü bir kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan suç konusu malları sattığı kişiyi bildirmesi sonucu satın alan kişiden alınmasının 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı ancak sanığın çaldığı malı satması nedeniyle haksız biçimde sağladığı kazancı da iade etmesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 168. madde anlamında bir iade ve tazminden bahsetmenin mümkün olacağı gözetilmeden; çaldığı malı sattığı kişiyi bildirmekle yetinen ancak satıştan elde ettiği kazancı iade etmeyen sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle anılan madde uyarınca indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık Y.. C.. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında TCK’nın 116/1 maddesi uyarınca hükmolunan “ 6 ay hapis”cezasından aynı Kanun’un 119/1-c. maddesi gereğince bir misli artırım yapılırken “12 ay” yerine, “1 yıl hapis” cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, TCK’nın 116/1 maddesi uyarınca hükmolunan “6 ay hapis”cezasından aynı Kanun’un 119/1-c maddesi ile bir misli artırım yapılarak 12 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına”, karar verilmek suretiyle; sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık Ö.. Z.. hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/6-1232-2013/106 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı üçüncü bir kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan suç konusu malları sattığı kişiyi bildirmesi sonucu satın alan kişiden alınmasının 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı ancak sanığın çaldığı malı satması nedeniyle haksız biçimde sağladığı kazancı da iade etmesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 168. madde anlamında bir iade ve tazminden bahsetmenin mümkün olacağı gözetilmeden; çaldığı malı sattığı kişiyi bildirmekle yetinen ancak satıştan elde ettiği kazancı iade etmeyen sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle anılan madde uyarınca indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan TCK’nın 116/1 maddesi uyarınca hükmolunan “ 6 ay hapis”cezasından aynı Kanun’un 119/1-c. maddesi gereğince bir misli artırım yapılırken “12 ay” yerine, “1 yıl hapis” cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
2) Tekerrüre esas alınan hükümlülüğe konu suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olan sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan diğer ilamların da tekerüre esas olmadıklarının anlaşılması karşısında, TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden sanığa atılı suçlardan verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, TCK’nın 116/1 maddesi uyarınca hükmolunan “6 ay hapis”cezasından aynı Kanun’un 119/1-c maddesi ile bir misli artırım yapılarak 12 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına”, ve “TCK’nın 58/6. maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Sanıkların adli sicil kaydında yer alan ilamların tekerrüre esas olmadıkları gözetilmeden seçimlik cezanın öngörüldüğü atılı suçla ilgili olarak sanıklar hakkında TCK’nın 58/3. maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle hapis cezasına hükmedilmesi,
2) Sanıkların etkin pişmanlık göstermedikleri ve zararı da gidermeyeceklerini belirttikleri halde haklarında TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan cezanın ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 14/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.