Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/22631 E. 2014/15892 K. 05.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22631
KARAR NO : 2014/15892
KARAR TARİHİ : 05.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme isteğini inceleme yetkisi, bu taleple birlikte temyiz itirazı da yapılmış olduğundan Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olup, sanık …’nun 13.05.2013 tarihli dilekçesi konusunda mahkemece verilen 15.05.2013 tarihli ek kararın hukuki geçerlilikten yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Yine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Tebliğ İmkânsızlığı ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır. Bu maddeye göre tebliğ işleminin ne şekilde yapılacağı Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31/1-c maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin son fıkrasında bu bende göre yapılacak tebligatlarda Yönetmeliğin 30. maddesinde öngörülen araştırmanın yapılmayacağı belirtilmiştir. Nitekim Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde de buna paralel olarak; “adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar” tebliğ memurunca muhatabın adreste bulunmama sebebinin araştırması zorunluluğu kuralının dışında tutulmuştur.
Somut olayda, sanık …’nun yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın savunması alınırken bildirdiği adresine, bu adresin aynı zamanda adres kayıt sistemindeki adresi olduğu şerhi konularak tebliğe çıkarıldığı, sanığın bu adresten ayrıldığının anlaşılmasına rağmen, yeni adresi araştırılmadan adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek tebligatın Tebligat Kanununu 21. maddesi uyarınca yapıldığı, eğer sanığın bildirdiği adresine Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca normal tebligat çıkarılsa idi, sanığın burada oturmadığı anlaşılınca Yönetmeliğin 30. maddesi gereğince yeni adresinin araştırılması gerekeceği, ancak sanığın yeni adresinin belirlenememesi halinde adres kayıt sistemindeki adres olması nedeni ile bu adrese Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılabileceği halde, çıkarılan tebligata adresin aynı zamanda adres kayıt sistemindeki adres olduğu şerhi konulması sonucu bu araştırma yapılmadan tebligatın yapılması nedeni ile tebligatın yasaya uygun yapılmadığı ve geçersiz olduğu anlaşılmakla, eski hale getirme ve temyiz isteminin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanıkların temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.