YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22908
KARAR NO : 2016/1038
KARAR TARİHİ : 25.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5560 sayılı Kanunla değişik CMK’nın 231.maddesinin 12.fıkrası uyarınca itirazı kabil kararlardan olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından sanık müdafiinin dilekçesi bu sanık yönünden kurulan hükümle ilgili olarak itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1.maddesinin uygulandığı anlaşılmakla tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine, 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine, adli sicil kaydında yer alanAsliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2007 tarih ve 2005/169-2007/976 sayılı, 15.01.2008 tarihinde kesinleşen ve 765 sayılı TCK’nın 343/1, 59/2, 647/4-5-6 maddeleri uyarınca hükmolunan 800 TL adli para cezası nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından tebliğnamedeki (3) nolu bozma düşüncesine, hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden tebliğnamedeki (4) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
a-Kovuşturma aşaması başlamadan evvel soruşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, anılan maddenin 2.fıkrası da gözetilerek indirim oranının ½’den fazla olması gerektiği gözetilmeden iadenin kovuşturma aşamasında yapıldığının belirtilmesi suretiyle 1/3 oranında indirim yapılması,
b-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 168. maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 4 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay 10 gün hapis yerine 1 yıl 1 ay 5 gün hapis cezasına karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.