Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/29559 E. 2014/26532 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/29559
KARAR NO : 2014/26532
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

Nitelikli hırsızlık, mala zarar vermek ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 62 151/1, 168/2, 116/4 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis, 2 ay hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/11/2010 tarihli ve 2008/1810 esas, 2010/1735 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesine müteakip, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 12/02/2014 tarihli ve 2014/57 esas, 2008/13805 sayılı kararma karşı yapılan itirazın keza reddine dair …9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/04/2014 tarihli ve 2014/965 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23.06.2014 gün ve 2014/12752/42525 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2014 gün ve 2014/239970 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
… 6. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın, yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilmiş ise de; katılanın hırsızlık konusu eşyaların kendisine ait olmadığı yönündeki beyanı ile sanığın aşamalar boyu suç konusu eşyaların kendisine ait olduğunu savunması ve bu yöndeki tanıklarının dinlenmeyip ilgili faturalar ile suça konu eşyaların aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi de yapılmadığı anlaşılmakla; sanığın savunmasının doğrulanması halinde eylemin 5237 sayılı Yasa’nın 144. maddesi kapsamında hırsızlık eyleminin bir hukuki alacağın tahsili kapsamında kalabileceği ve bu durumun da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi kapsamında “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa”.hükmüne uygun olacağı değerlendirilmekle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK.nun 311. maddesinde, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri sınırlı olarak sayılmış olup, aynı maddenin 1.fıkra e bendi de, “yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 gün ve 2012/3-909, 2014/121 sayılı kararında da belirtildiği üzere, delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için “yeni” olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın “yeni” olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da “yeni” sayılmalıdır.
Ceza Genel Kurulunun 05.06.1995 gün ve 164-190 sayılı kararında da yargılanmanın yenilenmesi bakımından yeni delil ve vakıanın varlığından bahsedebilmek için delil ve olayın daha önce mahkemeye sunulmamış, mahkemenin bilgisi dışında kalmış, yalnız başına veya diğer delillerle birlikte sonuca etkili olması gerektiği, bu nitelikleri taşımayan delil veya olaylara ‘yeni delil ve olay’ niteliğinin yüklenemeyeceği vurgulanmıştır.
Hükümlünün gerek hazırlıkta gerekse yargılama sırasında, katılanın kiracısından alacaklı olması nedeniyle eylemi gerçekleştirdiğini belirtip, Yalçın Susuz ve Murat Durmuş isimli şahısların bu durumu bildiklerini ileri sürmesi, mahkemece adreslerini bildirmesi için sanığa süre verilmiş olması ve adı geçen tanıkların, sanık tarafından açık adreslerinin bildirilmemesi nedeniyle dinlenemedikleri dikkate alınarak, yargılama sırasında ileri sürülmüş olmakla, yasanın aradığı anlamda ilk kez ileri sürülmeyip, yeni delil niteliği taşımayan ve mahkemenin bilgisi dahilinde bulunan adı geçen tanıkların, soruşturma ve kovuşturma sırasında dinlenmemelerine dayandırılan yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule şayan bulunmadığına ve reddine ilişkin … 6.Asliye Ceza Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığından, bu karara karşı itirazın reddine dair (…) 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2014 gün ve 2014/965 D.İş sayılı kararına yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.