YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/31543
KARAR NO : 2017/8091
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Sanık … hakkında mahkumiyet, sanık … hakkında beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık … müdafinin hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temiz isteminin, beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olması nedeniyle, beraat hükümlerini temyiz etmekte hukuki yararı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan; “hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin II. kısmının II. bölümü gereğince 1.320,00 TL maktu vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanığa ödenmesine” karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık müdafii tarafından diğer sanık … hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemişse de, anılan maddede belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hırsızlık suçunun şüphelisi olarak yakalandığı sırada başkasına ait kimlik bilgilerini kullanan sanığın, soruşturma aşamasında gerçek kimliğini beyan ederek etkin pişmanlık gösterdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 269/2. maddesi uygulanarak cezasından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.