YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/31827
KARAR NO : 2016/3327
KARAR TARİHİ : 29.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içerisinde yer alan 14/07/2011 tarihli dilekçe ile müşteki …’in zararının karşılandığını bildirdiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki zararının karşılanıp karşılanmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı yönündeki düşünce benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, . . . . mağdur ile birlikte eğitim gördüğü sınıfta bulunan çanta içerisinden mağdurun cep telefonunu çalması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden hakkında aynı Kanun’un 142/1-b maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Zararın karşılandığının ve suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre sabıkasının bulunmadığının anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre aynı Kanun’un 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışılmadan ve bu hususta bir karar verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Yakınanın tüm zararının kovuşturma aşamasında karşılandığının, bu gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığının anlaşılması karşısında, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun’un 50/1-b maddesindeki “mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” seçenek yaptırımı dışında başka bir seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1-b maddesindeki seçenek yaptırıma çevrilmesi ayrıca suça sürüklenen çocuğun aynen tazminde bulunduğu anlaşıldığından herhangi bir yaptırıma yer olmadığına karar verilmesi suretiyle de, hükümde çelişki oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.