Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/32165 E. 2017/4363 K. 17.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/32165
KARAR NO : 2017/4363
KARAR TARİHİ : 17.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın atılı suçları işlemediğini savunması, müştekinin cep telefonunun çalınmasından 6 gün sonra, sanık adına kayıtlı olan ve birisi sanık tarafından diğeri ise fiilen sanığın eşi… tarafından kullanıldığı anlaşılan hatlar ile suça konu cep telefonunun kullanıldığının anlaşılması ve sanığın eşi…’ın kovuşturma aşamasındaki tanık beyanında sanığın bir seyyar satıcıdan aldığını belirttiği cep telefonuyla eve geldiğini, bu telefonu kullanması için geçici süreliğine kendisine verdiğini sonrasında da geri aldığını ifade etmesi karşısında dosya içerisindeki belgelere göre sanığın müştekinin konutuna girerek suça konu cep telefonu ile bir miktar parasını çaldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı da nazara alınarak, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının kabul edilmesi veya satın alınması suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2- İddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesinin uygulanması talebi ile dava açıldığı halde, aynı Kanun’un 116/1. maddesinin uygulanma ihtimaline göre ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
3- Sanığa yüklenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunun zarar oluşumuna elverişli bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “müştekinin zararının tazmin edilmediği anlaşılmakla” biçimindeki yetersiz gerekçe ile bu suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, 17/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.