YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/37128
KARAR NO : 2017/12270
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’in yokluğunda verilen 25.11.2010 tarihli kararın 24/07/2013 tarihinde duruşmada bildirdiği en son adresine yapılan tebligatın, alıcının işe gittiğinin komşusu tarafından beyan edilmesi üzerine mahalle muhtarına bırakıldığı ve kapısına 2 nolu formül yapıştırılarak komşusuna haber verildiği, yapılan tebligatın sanığın aynı tarihte Edirne Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü bulunması nedeniyle usulsüz olduğu ve geçerli bir tebligat işleminin sonuçlarını doğurmayacağı, bu nedenle sanığın 20/11/2013 tarihli temyiz isteminin öğrenme tarihi itibariyle süresinde olduğu belirlenerek ve hüküm tarihinde farklı yargı çevresinde bulunan Edirne Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve daha evvelden sorgusu yapılmış olan sanığın, mahkemece 5271 sayılı CMK’nın 196/5. maddesine göre karar duruşmasına getirilmesine gerek görülmediğine zımnen karar verildiğinin kabulünün gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın savunmasında, olay yerinde bulunan aracını Mustafa Yücel adlı arkadaşına verdiğini, arkadaşının kendisini arayıp olayı gerçekleştirdiğini söylediğini belirtmesi karşısında, sanığın savunmasında adı geçen Mustafa Yücel isimli şahıs hakkında araştırma yapılıp, tanık sıfatıyla dinlenmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Müştekilere ait kamyonların mazot depolarında kilit sisteminin bulunup bulunmadığı, var ise kilitli olduğunun ve kilit bozularak eylemin gerçekleştiğinin tespit edilmesi halinde eylemin TCK’nın 142/1-b. depoda kilit sisteminin bulunmaması halinde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Müşteki Necati Tarakçı’ya yönelik olarak kurulan hükümde, müştekinin alınan beyanına göre; bir miktar mazotun hırsızlık esnasında yere döküldüğünün anlaşılması karşısında, yere dökülen mazotla ilgili müştekinin tasarruf olanağının kaybolması sonucu eylemin tamamlandığı gözetilmeden, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
c-Teşebbüs nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 22/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.