YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7056
KARAR NO : 2014/11531
KARAR TARİHİ : 30.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin 16.07.2013 tarihli hükmün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak;
Katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasananın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi karşısında; sanığın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hüküm fıkrasından sanığın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına ilişkin kısmın çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan 18.04.2008 tarihli hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Dairemizin 19.07.2012 tarihli iade kararı sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu geçerli olduğundan, katılan vekilinin mühür bozma suçundan kurulan 18.04.2008 tarihli hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda mühür bozma suçu yönünden katılan kurumun tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararının da belirlenemediği ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “…kurumun uğradığı zararı tazmin suretiyle gidermediği…” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/04//2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.