YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7102
KARAR NO : 2014/18957
KARAR TARİHİ : 03.07.2014
Tebliğname No : 2 – 2013/205611
MAHKEMESİ : Güroymak Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/03/2013
NUMARASI : 2012/326 (E) ve 2013/85 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında mühür bozma suçundan verilen 16.06.2009 tarihli mahkumiyet kararı, Dairemizin 17.03.2014 tarih ve 2013/36948-2014/7240 sayılı ilamı ile daha önce incelenmiş ve bozulmuş olmakla, yalnız sanık hakkında 18.03.2013 tarihinde karşılıksız yararlanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebi incelenmiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanunun Geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, anılan Kanunun Geçici 2. maddesi gereğince; sanığa, “şikâyetçi kurumun bilirkişi tarafından tespit edilecek zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, tarafsız bilirkişiye katılan kurumun zararı tespit ettirilmeden, ödeme ihtaratı yapılmadan yasal süre geçirilip, yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 4. fıkrasına göre, aldığı kısa süreli cezası ertelenen sanık hakkında aynı kanun maddesinin 1. fıkrası hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında hükmolunan adli para cezası 5237 sayılı TCK.nun 52/4 maddesi uyarınca taksitlendirilirken hükümde taksit aralıkları gösterilmeyerek infazda tereddüde sebebiyet verilmesi,
4- Kaçak tespit tutanağının onaylı sureti dosyaya konulmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 03/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.