Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/9801 E. 2015/13309 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9801
KARAR NO : 2015/13309
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

Tebliğname No : 6 – 2013/183809
MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2013
NUMARASI : 2012/527 (E) ve 2013/172 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun, kimliği belirlenemeyen bir şahısla beraber, müştekiye ait eve balkon kapısını zorlayarak girip hırsızlık yaptığı olayda,yaz saati uygulamasına göre güneşin saat 20.19’da battığı ve TCK’nın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminin saat 21.19’da başladığı, tanıklar İsmet Bayraktar ve N.. B..’ın da soruşturma aşamasında, olay günü saat 21.20’de suça sürüklenen çocuk ve yanındaki şahsı müştekinin evinin duvarından atlarken gördüklerine dair birbirine benzer beyanları karşısında eylemin gece sayılan zaman diliminde işlendiği anlaşıldığından tebliğnamenin bu hususa ilişkin (2) nolu bozma görüşüne iştirak olunmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun hükmün tefhim edildiği son oturumda onsekiz yaşını doldurmadığı halde müdafii bulundurulmadan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle CMK’nın 150/2 ve 188/1. maddelerine aykırı davranılması,
2-Suça sürüklenen çocuk müdafii Av.E. B.’ın 12/03/2013 tarihli mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceğine dair adli tıp şube müdürlüğünden alınan rapor ile hafif düzeyde mental retardasyon olduğu ve çocuğun özür durumuna göre vücut fonksiyonunda kayıp oranının %50 olduğuna dair pedagog tarafından düzenlenen sosyal inceleme raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi ve gerekirse TCK’nın 32. maddesinin uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

4-5275 sayılı Kanun’un 106/4. maddesi gereğince “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk D.. Ç..’un adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.