YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10103
KARAR NO : 2015/13161
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/106416
Hırsızlık suçundan sanık Y.. K.. ve M.. Y..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca 3’er yıl 6’şar ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2007 tarihli ve 2005/67 esas, 2007/269 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17.03.2015 gün ve 2014-6063/18737 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2015 gün ve 2015/106416 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26/10/2011 tarihli ve 2007/18424 esas, 2011/44552 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1-son, 522. maddeleriyle, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53, 151/1, 53. maddeleri uyarınca, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak uzlaşma koşullan da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Kanuna göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan kanun maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olması nedeniyle, yakınana ait işyerine, kapı kilidinin kırılması suretiyle girilerek gerçekleştirilen eylemin, hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamındaki bu suçlarla ilgili bir değerlendirme yapılmayıp, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanması, her iki yasaya göre verilecek cezaların denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanması ve sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (PENDİK) 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.04.2007 gün ve 2005/67, 2007/269 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin, yerel mahkemece yerine getirilmesine, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.