YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11455
KARAR NO : 2017/11508
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasının aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırılması sırasında 2 yıl 4 ay yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmiş ise de; hüküm fıkrasının devamında TCK’nın 62. maddesi gereğince yapılan indirim ile sonuç cezanın 1 yıl 11 ay 10 gün şeklinde doğru belirlenmesi nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken, hüküm fıkrasında suç adının konut dokunulmazlığını bozma olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Tüm dosya içeriğine göre; müştekiye ait iş yerinde hırsız olduğu anonsu üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerince sanığın iş yeri önünde, temyiz dışı sanık …’nin ise iş yeri içinde yakalandığı somut olayda; sanığın tüm aşamalarda olay günü diğer sanık … ile gezerken müştekiye ait iş yerini darabası açık vaziyette görmeleri üzerine iş yerine yöneldiklerini, kendilerini gören şüpheli şahısların malları yerinde bırakarak kaçtıklarını, kovalamalarına rağmen yakalayamadıklarını, iş yerini kontrol ettikleri sırada kolluk görevlilerinin geldiğini savunduğu, iş yerinin bulunduğu mahallede gece bekçiliği yapan tanık …’nın da mahkeme huzurunda alınan beyanında bu hususu doğruladığının anlaşılması karşısında; tanık …’nın ifadesine neden itibar edilmediği denetime olanak verecek şekilde açıklanıp, tutanak tanıkları da dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) İş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezanın TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık ve müdafiinin 06/03/2014 tarihli duruşmada lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin isteminin TCK’nın 50. maddesini de kapsamasına karşın, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 08/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.