YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12519
KARAR NO : 2015/14992
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ : Çocuk Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm fıkrasında kanun yoluna başvurma yol ve yöntemi bildirimine ilişkin olarak “Suça sürüklenen çocuğun ve müştekinin yokluğunda, suça sürüklenen çocuk müdafinin yüzüne karşı, suça sürüklenen çocuk müdafi yönünden kararın tefhiminden itibaren, suça sürüklenen çocuk ve müşteki yönünden kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay temyiz kanun yoluna başvurabileceği bildirildi.” şeklinde yanıltıcı ifade kullanıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun 13./01/2014 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Dosya içinde mevcut yakalama tutanağı, suça sürüklenen çocuğun değişmeyen savunmasına göre; suça sürüklenen çocuğun, inşaat alanına gelen polisleri görmesi üzerine at arabasına yüklediği demirler ile kaçmaya çalıştığı, polisler tarafından aynı sokak
içinde kesintisiz takip sonucu yakalandığının anlaşılması karşısında, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve TCK’nın 35.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suça sürüklenen çocuğun inşaat alanı içerisinden teleskopik direk, döşeme sacı, inşaat demiri çaldığının anlaşılması karşısında, çalınan demirlerin inşaat alanında kullanım gereği açıkta bırakılan TCK’nın 142/1-e maddesi kapsamında bir eşya olduğu
gözetilerek eylemin aynı madde kapsamında hırsızlık suçunu oluşturduğu düşünülmeden yazılı şekilde 141/1 maddesi ile hüküm kurulması,
3-Dosya içerisinde yer alan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, yaz saati uygulamasının suç tarihinde devam ettiği gözetildiğinde, güneşin doğuş saatinin 06.43 olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 6-e maddesine göre gecenin saat 05.43’de biteceği, yakalama tutanağından eylemin saat 05.15 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 08/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.