Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/13056 E. 2015/15323 K. 10.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13056
KARAR NO : 2015/15323
KARAR TARİHİ : 10.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
01.06.2005 tarihinden önce kesinleşen ve 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın karşılaştırılması için yapılan uyarlama yargılamasının 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule tabi olduğu ve bu şekilde yapılan uyarlama yargılaması sonucu verilen kararların ise temyiz yasa yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-5252 sayılı Kanun’un 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir. Hükümlü hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp, gerekçeleri açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükümlünün gece vakti sert bir cisimle pencere kasasına zarar vererek işyerine girip gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminde şikayetinde mevcut olması karşısında; 765 sayılı TCK’nın 493/1-son ve 522, 59 maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143/1,62 maddelerinin yanı sıra ayrıca hükümlünün başka bir soruşturma nedeniyle beyanda bulunurken gerçekleştirdiği hırsızlık eylemlerini ikrar ederek, yer göstermede bulunduğu ve suça konu eşyalardan 5 adet kozmetik ürünün müştekiye teslimini sağlayarak kısmı iadede bulunması nedeniyle müştekiden hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorulup sonucuna göre hükümlü hakkında TCK’nın 168/1-4 maddelerinin uygulama olanağının kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca aynı Kanun’un 151/1, 116/2-4. maddelerine uyan mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarının da oluştuğu ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.