YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15543
KARAR NO : 2015/19618
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/355692
MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/07/2014
NUMARASI : 2014/156 (E) ve 2014/487 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında işyerinde sayaç yerine boru takarak kaçak su kullandığı gerekçesiyle 18/05/2013 tarihinde kaçak su kullanım tutanağının düzenlendiği, sanığın yargılama aşamasında alınan savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek kaçak su kullanım tutanağında belirtilen lokantanın resmi olarak adına kayıtlı olduğunu, gayri resmi olarak V.. Ç.. ile ortak olduğunu, işyerini 2011 yılı mayıs ayı içerisinde açtıklarını, bir kaç ay sonra lokantadaki ortaklığını sona erdirdiğini beyan etmesi karşısında, öncelikle suça konu işyerinin tutanak tarihinde kimin sorumluluğunda olduğu araştırılıp, yine sanığın savunmasında adı geçen V.. Ç.. olayla ilgili bilgi ve görgüsüne başvurulup, gerektiğinde suç duyurusunda bulunulup hakkında dava açılması durumunda açılan dava ile bu dava dosyası birleştirilerek; tutanak tanıklarının olayla ilgili bilgi ve görgülerine başvurulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği ayrıca katılan kurumun 12/03/2014 tarihli yazısında sanık hakkında 19 adet tutanağın düzenlendiğinin belirtilmesi karşısında, yargılamaya konu tutanak dışında aynı yerle ilgili olarak sanık hakkında başka tespit tutanaklarının düzenlenip düzenlenmediği, varsa bu tutanaklara istinaden açılan dava dosyalarının bulunup bulunmadığı da araştırılarak, farklı nitelikte birbirleri ile çelişen hüküm kurulmasının önlenmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, sanık hakkındaki kaçak su kullanım tutanakları ile ilgili olarak açılan dava dosyaları ilgili yerlerden getirtilip incelenerek zapta geçirilmesi, her bir dosyanın suç ve iddianame tarihleri, kesinleşip kesinleşmedikleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, birleştirme olanağı mümkün olmadığı taktirde dava dosyalarının bu davayı ilgilendiren delillerinin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak, hukuki kesintinin bulunup bulunmamasına göre 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 02/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.