Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/15916 E. 2015/15654 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15916
KARAR NO : 2015/15654
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/214017

Hırsızlık suçundan sanık Ş.. B..’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/ilk. 491/son, 522/1, 523/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 7 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca cezasının
ertelenmesine dair ERZURUM 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/10/2004 tarihli ve 1999/1502 esas, 2004/1325 sayılı kararını müteakip, denetim süresi içinde 2008 tarihinde işlediği parada sahtecilik suçu nedeniyle 3 yıl hapis ve 2.400,00 Türk lirası adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ERZURUM 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/09/2010 tarihli ve 2009/222 esas, 2010/147 sayılı kararının kesinleşmesi üzerine, sanığın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491 /ilk, 491/son, 522/1, 523/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 7 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-d. maddesi uyarınca, kahvehane ve eğlence türü olan (bar, cafe vb.) yerlere girmekten yasaklanmasına dair, ERZURUM 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/04/2011 tarihli ve 1999/1502 esas. 2004/1325 sayılı ek sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02.06.2015 gün ve 2015/11200/36413 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2015 gün ve 2015/214017 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Erteli hapis cezasına ilişkin ERZURUM 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/10/2004 tarihli ve 1999/1502 esas, 2004/1325 sayılı karardaki suç tarihinin 01/06/2005 tarihinden önce olması karşısında; infaza konu erteli hapis cezasına yönelik öncelikle, uyarlama yargılaması yapılması ve uyarlama yargılaması yapılırken de infaz yasası hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.’” şeklindeki düzenlemeye göre, önceki ve sonraki temel ceza Kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu’nun 9/3. maddesindeki ‘‘Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, sanığın erteli hürriyeti bağlayıcı cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 95. maddesi uyarınca aynen infazı yerine, 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesi gereğince verilen cezanın tedbire çevrilerek, karma uygulama yapılmak suretiyle karar verilmesinde.
3-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1-d maddesinde “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya çevrilebilir” hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma
çevrilirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli ve infaz edilebilir nitelikte bir seçenek yaptırıma hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 7 ay 17 gün süre ile “kahvehane ve eğlence türü olan bar-cafe gibi’’ yerlere gitmekten yasaklanma tedbirine çevrilmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi uyarınca verilecek olan aynen infaz kararı, olağan koşullarda yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmemekle birlikte, hükümlünün erteli cezasının, 01.06.2005 tarihinden önce işlenmiş olan hırsızlık suçuna ilişkin olması nedeniyle görev hususu da gözetilerek, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3 maddesi uyarınca, 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanması, her iki yasaya göre verilecek cezaların denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanması ve sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi suretiyle aynen infaz kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükümde karma uygulama yapılarak, 5237 sayılı TCK’nın 50/1-d maddesi uyarınca seçenek yaptırım uygulanması ve hükmolunan tedbirin denetime elverişli olmaması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (ERZURUM) 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 22.04.2011 gün ve 1999/1502, 2004/1325 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.