YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16251
KARAR NO : 2016/1350
KARAR TARİHİ : 27.01.2016
Hırsızlık suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma sırasında şüphelilere ait olduğu iddia olunan telefonlarla ile ilgili olarak baz istasyonu bilgilerinin tespiti talebinin, sinyal bilgilerinin tespitine karar verme görev ve yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle reddine dair Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/03/2015 tarihli ve 2015/868 değişik iş sayılı kararına İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddine dair Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/03/2015 tarihli ve 2015/684 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/07/2015 gün ve 2015-13726/43963 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2015 gün ve 2015/246424 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun, 21/02/2014 tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. maddesi ile değişik 135/1. fıkrasının “Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, ağır ceza mahkemesi veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi (…) (3) dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını derhâl mahkemenin onayına sunar ve mahkeme, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya mahkeme tarafından aksine karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır. Bu fıkra uyarınca alınacak tedbire ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle karar verilir. İtiraz üzerine bu tedbire karar verilebilmesi için de oy birliği aranır.” şeklinde değiştirildiği ve ilgili fıkra kapsamındaki “iletişimin tespiti” ibaresinin madde metninden çıkartıldığı, 02/12/2014 tarihli ve 6572 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 135. maddesine eklenen 6. fıkra ile “Şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır. Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren
kodu ve tedbirin süresi belirtilir.” şeklinde düzenleme getirildiği, Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti Dinlenmesi Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik’in 3/1-i maddesinde iletişimin tespitinin “İletişimin içeriğine müdahale etmeden iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemleri.” olarak tanımlandığı, bu durumda 5271 sayılı Kanun’un 135. maddesinin 1. ve 6. fıkrasında yapılan değişiklikler ve anılan Yönetmelikteki yasal düzenlemeler dikkate alındığında yer bilgisi mahiyetinde olan baz istasyonlarının geçmişe dönük olarak kayıtlarının tespitine karar verme yetkisinin 5271 sayılı Kanun’un 135/6. fıkrasına göre Sulh Ceza Hakimliğine ait olduğu göz önünde bulundurulmaksızın itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
02.12.2014 tarih ve 6572 sayılı Kanunun 42.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 135.maddesine eklenen 6.fıkra ile ‘şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti, soruşturma aşamasında hakim, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır.’ şeklinde düzenleme getirildiği, Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti Dinlenmesi Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş Görev ve yetkileri Hakkında Yönetmelik’in 3/1-i maddesinde de iletişimin tespitinin, iletişim içeriğine müdahale etmeden iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik işlemleri olarak tanımlanması nazara alındığında, baz istasyonlarının geçmişe dönük olarak kayıtlarının tespitine ilişkin karar verme yetkisinin 5271 sayılı CMK.nun 135/6.maddesine göre Sulh Ceza hakimliğine ait olduğu gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (İZMİR) 5. Sulh Ceza Hakimliğin’den kesin olarak verilen 23.03.2015 gün ve 2015/684 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 27/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.