Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16786 E. 2015/23362 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16786
KARAR NO : 2015/23362
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/302059

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık M.. Y..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 627T. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/1-2-6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair BAKIRKÖY 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2012 tarihli ve 2011/309 esas, 2012/659 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.08.2015 gün ve 2015-17193/55271 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2015 gün ve 2015/302059 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İstanbul 6 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 407-615 sayılı kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 17/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.