Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/16984 E. 2016/1044 K. 25.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16984
KARAR NO : 2016/1044
KARAR TARİHİ : 25.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I – Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin yapılan incelemesinde;
Sanıklara atılı suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması gerekli ise de, anılan maddede 19.12.2006 tarihinde yapılan değişiklik uyarınca bu tarih itibariyle zorunlu müdafii atanmasının gerekli olmadığı, sanık …’ın 08/04/2012 tarihli talimatla alınan savunmasında, sanık …’in 21/01/2011 tarihli talimatla alınan savunmasında, sanık …’in 21/05/2007 ve 25/11/2010 tarihli talimat ile alınan savunmasında, sanık …’ın 25/11/2010 tarihli talimat ile alınan savunmasında, müdafii talebinde bulunmadıklarını beyan etmeleri karşısında, baro tarafından atanan müdafiilerin hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, adı geçen müdafiilerinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanıklar …, …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık …’ın yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği ve bilinen son adresine tebliğe çıkartılmadan, doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ olunduğu, bu nedenle yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu öğrenme üzerine sanığın 14/05/2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla sanıklar hakkında iddianame içeriğine göre hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı ancak konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, sanıklara ek savunma verilmesi ile yetinilerek yazılı şekilde sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Sanık …’ın yargılama aşamasında alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, diğer sanıkları tanımadığını beyan ettiği, yine benzer şekildeki bir olaydan dolayı hakkında açılan davada askerde olduğundan dolayı beraat kararı verildiğini beyan ettiği, yine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 29/05/2015 tarihli dilekçesinde, suç tarihinde 48. Piyade Er Eğitim Alay Komutanlığında asker olduğunu Pazaryeri Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2008/58 Esas sayılı dosyasında bu nedenle hakkında beraat kararı verildiğini beyan ettiği, Uyap üzerinden (Kapatılan) Pazaryeri Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/58 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; sanıkların … ve … olduğu, suç tarihinin 19/06/2006 olduğu ve mahkemece 14/04/2010 tarihli karar ile “sanığın suç tarihi olan 19.06.2006 tarihinde Tokat 48. Piyade Eğitim Alayı 1. Piyade Er Eğitim Tabur Komutanlığı emrinde asker olduğu ve suç tarihinde birliğinde bulunduğu müzekkere cevaplarından anlaşılmış,” şeklindeki gerekçe ile sanık

…’ın beraatine karar verildiği ve yine yargılama aşamasında sanık …’ın sanık …’ın çekilen fotoğraflarından sanığı teşhis edemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, sanık …’ın suç tarihinde asker olup olmadığı ve suç tarihinde fiili olarak askeri birliğinde bulunup bulunmadığı araştırılıp bu husus kesin olarak tespit edildikten sonra, sonucuna göre sanık hakkında karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.