YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18292
KARAR NO : 2016/1382
KARAR TARİHİ : 27.01.2016
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocukların iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediği mahkemece kabul edildiği halde, 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’in, savunmalarında birbirlerini suçlayıcı beyanlarda bulunmaları karşısında, aralarında menfaat çatışması olduğu gözetilerek, 5271 saylı CMK’nın 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca ayrı ayrı müdafi tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suça sürüklenen çocuklar … ve …hakkında mala zarar verme suçu ile ilgili olarak;
Dosya içerisindeki raporda yalnızca “iş yerinden hırsızlık” suçuna ilişkin belirleme yapılması karşısında, yaşı küçük sanıkların TCK’nın 32. maddesi gereğince “işledikleri mala zarar verme fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadıkları veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin önemli derecede azalmış olup olmadığı” uzman doktor raporu ile saptandıktan sonra sonucuna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması
3- Suça sürüklenen çocuklar … ve …hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak mahkumiyet hükmü kurulurken, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- Suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “Müştekiden çalınan eşyaların tamamının iade edilip zararın tamamen karşılanmadığı, bu nedenle CMK 231/6 da yazılı koşulların tamamı bulunmadığından…” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 27/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.