Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/2112 E. 2018/1040 K. 12.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2112
KARAR NO : 2018/1040
KARAR TARİHİ : 12.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yokluğunda verilen ve usulüne uygun olarak 28.03.2014 tarihinde kendisine tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 07.04.2014 günü temyiz eden sanığın, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın suç tarihinde yürürlükte olan 142/2-g maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği, konut ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemlerin ise aynı Kanun’un 142/1-b ve 116. maddelerindeki hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturacağı gözetilerek; eylemin etrafı çevrili olmayan, yola çok yakın ve mağdurun evine otuzbeş metre uzaklıkta bulunan ahırın içinden gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında TCK’nın 142/2-g maddesinden hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken ayrıca aynı Kanun’un 116/1. maddesine göre de hüküm kurulması,
2- TCK’nın 142/2-g maddesine göre asgari ceza miktarının 3 yıl olduğu, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen cezaların alt sınırdan tespit edildiğinin belirtilmesine karşın, cezaların 3 yıl 6 ay olarak asgari haddin üzerinde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
3- Sanık … Sıdık hakkında tekerrüre esas alınan Muş Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/186 E. ve 2006/255 K. sayılı ilamın kesinleşmiş onaylı örneği getirtilerek tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanık …’in adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte birden fazla ilamın bulunması karşısında, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek en ağır cezaya konu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 325.maddesi uyarınca 1 ve 2 nolu bozma sebeplerinin temyiz istemi reddedilen hükümlü …’a sirayetine, 12.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.