YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8159
KARAR NO : 2017/10711
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemini engelleme, bozma, değiştirme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın 2006 yılının Mayıs ayı sonlarında nüfus cüzdanı ve banka kartının olduğu cüzdanı kaybettiğini, atılı suçu işlemediğini savunması ve ilgili banka tarafından, katılana ait hesaba internet üzerinden girilerek 16/05/2006 tarihinde 3.010,00 YTL, 17/05/2006 tarihinde 1.080,00 YTL paranın sanığın ….no’lu hesabına aktarıldığının bildirilmesi karşısında; öncelikle internet üzerinden havale işlemi yapılan internet salonu sahibi …. ve IP kullanıcısı …. tanık olarak dinlenip, paranın çekildiği ATM’lerde kamera görüntüsü olup olmadığı tespit edildikten sonra ATM’lerden çekildikleri ana ilişkin kamera görüntüleri temin edilerek görüntülerdeki kişinin kimliği araştırılıp ve ayrıca sanığın suça konu banka kartı ile ilgili kayıp başvurusunda bulunup bulunmadığı ve 25/05/2006 tarihinde katılanın hesabına 1.157,64 TL para iadesinin sanık tarafından yapılıp yapılmadığı hususu ilgili bankadan sorulup; tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Katılanın hesabında bulunan paranın; internet bankacılığı kullanılmak suretiyle 16/05/2006 günü saat 23:01’de ve 17/05/2006 günü saat 00:32’de olmak üzere toplam iki kez gece vakti sanığın hesabına aktarılarak çalınması biçiminde gerçekleşen eylemin, TCK’nın 142/2-e, 143/1. ve 43/1 maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 244/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrasında kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.