YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9327
KARAR NO : 2017/10804
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mersin 1. Çocuk Mahkemesi’nin 2010/472 E. – 2011/32 K. sayı ve 03/02/2011 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 17/03/2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 18/06/2012 tarihinde ”suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçunu işlediği, bu suçtan yargılanarak 5237 sayılı TCK’nın 165/1 maddesinde tanımlanan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 12/11/2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine Mersin 1. Çocuk Mahkemesi’nin 2010/472 E. – 2011/32 K. sayı ve 03/02/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının yeniden ele alınması için mahkemesine ihbarda bulunulduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde işlediği ihbara konu olan Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/06/2013 tarih ve 2012/894 E.-2013/434 K. sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 165/1 maddesinde tanımlanan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşıldığı, ancak suça sürüklenen çocuğun UYAP’tan alınan adli sicil kaydına göre, 3 yıllık denetim süresi içinde işlediği ve hükmün açıklanmasını gerektiren başka kasıtlı suçtan kesinleşen mahkumiyetlerinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 saylı CMK’nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerine bırakılmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 saylı CMK’nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerine bırakılmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4 maddesi uyarınca indirim yapılırken, etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edildiğinde indirim oranının 1/2 oranından daha fazla olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.