YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/101
KARAR NO : 2016/3101
KARAR TARİHİ : 24.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebileceği, ancak yakalama emri üzerine de olsa çıkarıldığı istinabe mahkemesinde, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmadan sorgusu yapılarak CMK’nın 196/2. maddesine aykırı davranılması,
2- Olay, yakalama, üst arama muhafaza altına alma ve teslim tutanağı içeriğine göre sanığın ayakkabı çaldığı ihbarının yapılması üzerine ilgili adrese gidildiğinde sanığın 13 çift kullanılmış ayakkabı ile yakalandığı, sanığa ayakkabıları nerden aldığı sorulduğunda adreslerini bilmediği bir kaç apartmana girerek çaldığını ikrar ettiğinin belirtildiği, sanığın soruşturma evresinde alınan ifadesinde 3-4 ayrı apartmana girerek kapı önlerinde duran ayakkabıları çaldığını ikrar ettiği, kolluk görevlilerince düzenlenen 12.05.2010 tarihli tutanak ve 18.06.2012 tarihinde düzenlenen araştırma tutanağında çalınan ayakkabıların mağdurlarının çevrede araştırıldığı ancak mağdurlara ulaşılamadığının bildirildiğinin anlaşılması karşısında sanığın yargılama evresinde de üzerine atılı suçlamaları da kabul etmediği gözetildiğinde sanığın hangi ayakkabıyı hangi daireden aldığının dosya içeriğinden belirlenemediğinden sanığın soruşturma evresinde ki ifadesi gözönünde bulundurularak, sanığın girdiğini belirttiği apartman sayısınca şuç oluşacağının gözetilmeyerek farklı mağdurlara ait olduğu anlaşılan suça konu ayakkabılar için sanık hakkında mağdurların belli olmaması nedeniyle sanığın eyleminin zincirleme suç oluşturacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması
3- Suça konu ayakkabıların, suçta kullanılan eşya olmayıp bizatıhi suçun konusu olduğu ve sahibinin tespit edilerek iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Kabule göre de;
İddianame ile sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından TCK’nın 142/1-b, 143,116/1,116/4,53,54 maddelerinin uygulanması talebi ile dava açıldığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.