YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2405
KARAR NO : 2017/9729
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
12/02/2009 gün ve 2008/332-2009/82 esas sayılı kararın sanığın yokluğunda verildiği ve hükmün yasa yolu bildirim kısmında temyiz süresinin başlangıcının ve şeklinin, sanığa usulüne uygun olarak bildirilmediğinin anlaşılması karşısında sanığın 12/02/2009 gün ve 2008/332-2009/82 esas sayılı karara yönelik temyiz başvurusunun öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulünün gerekeceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın aşamalarda alınan savunmasında 2005 yılında 6-7 ay kadar tutanağa konu evde oturduğunu ancak söz konusu yerin gecekondu olduğu ve aynı saatten üç ailenin faydalandığını, oturduğu dönemde sayacın arıza yaptığını ve bu durumu kuruma bildirdiğini savunduğunun anlaşılması karşısında sanığın suç tarihinde fiilen söz konusu adreste oturup oturmadığının tespiti açısından öncelikle kiralayan şahsın tanık sıfatıyla dinlenerek sanığın hangi tarihlerde kiracı olarak oturduğu sorulup sanığın savunmalarında belirttiği şekilde suç tarihlerinde fiilen oturup oturmadığı, suç tarihlerinde başka kiracıların oturup oturmadığı sorulup, gerektiğinde telefon ve su aboneliğine ilişkin belgeler getirtilip, etraflı şekilde komşulardan sorulmak suretiyle kolluk araştırması yaptırıldıktan sonra, sanığın suç tarihlerinde suça konu evde oturup oturmadığı kesin olarak saptanıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kaçak su kullanma tespit tutanağı içeriğinde, ara boru takmak suretiyle kaçak su kullanıldığının belirtilmesi karşısında bilirkişi incelemesi yaptırılarak kurumun normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız zararı bilirkişiye hesaplattırılıp,
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince sanığa “bilirkişi tarafından hesaplanan katılan kurumun vergisiz ve cezasız zararının makul süre içerisinde giderilmesi halinde 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre;
3- 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca Dairemizin 29.07.2012 tarih ve 2012/6472-2012/35734 sayılı gönderme kararı öncesinde verilen 12/02/2009 tarih ve 2008/332-2009/82 esas ve karar sayılı ilk hükümde, sanık hakkında tayin edilen 1 yıl hapis cezasının paraya çevrilerek sonuç olarak 7300 TL adli para cezasına hükmedildiği ve bu hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş bulunması nedeniyle bu hususun sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu verilen hükümde sanık hakkında tayin edilen 10 ay hapis cezasının ertelenmesine hükmedilerek 1412 sayılı CMK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
4- Şikayetçi kurum vekilinin 12/03/2013 tarihli duruşmada sanığın cezalandırılmasını istediği halde katılma talebinde bulunmadığı ve bu nedenle her hangi bir katılma kararı verilmediği halde sanık aleyhine vekalet ücretine hükmolunması,
5-Hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.