YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3115
KARAR NO : 2017/11336
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, zincirleme suç olması nedeniyle son suç tarihi olan 01/03/2006 tarihi yerine ilk suç tarihi olan 14/11/2005 olarak yazılması,
2-Sanık hakkında sayaçsız kaçak elektrik kullandığından bahisle düzenlenen 01/03/2006 ve 14/11/2005 tarihli tutanaklara istinaden açılan davada; Dairemizin 03/07/2014 gün ve 7765 – 18955 sayılı ilamı ile, katılan kurumun 07/12/2012 tarihli cevabında sanığın borcunu taksitlendirip üç taksitini ödediğinin belirtilmesi nedeniyle, ödenen üç taksit bedelinin bilirkişi tarafından kurumun gerçek zarar miktarı olarak hesaplanan 1.842,62 TL zararı karşılayıp karşılamadığının öncelikle araştırılmasının istenmesine karşın, bozma sonrası mahkemenin, kuruma yazılan 04/08/2014 tarihli yazı ile sadece bir tane kaçak elektrik tutanağının eklenerek zararın ödenip ödenmediğinin sorulması sonrası katılan kurum tarafından verilen 29/12/2014 tarihli yazı cevabında ise, 01/03/2006 tarihli tutanakla ilgili olarak ödeme yapılmadığının bildirilmesi ancak cevaba eklenen evraklardan bir tanesinde 1.539,19 TL’lik bir ödeme yapıldığının görülmesi karşısında, bu kez öncelikle katılan kurumun 07/12/2012 tarihli yazı cevabı eklenerek, ödendiği belirtilen 3 adet taksit miktarının ne kadar olduğu sorulup yine 29/12/2014 tarihli yazı cevabı ekindeki evraklarda görülen 1.539,19 TL’lik ödemenin de davaya konu 01/03/2006 ve 14/11/2005 tarihli tutanaklara ilişkin bir ödeme mi olduğu ve eğer öyle ise her iki tutanak için yapılan bir ödeme mi yoksa sadece bir tanesi için mi geçerli olduğu hususlarının da araştırılarak sonucuna göre, ödenen miktarın (peşinat ve taksitler dahil) bilirkişinin hesapladığı ge
hakkında 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. ve CMK’nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödenen miktarın bilirkişinin hesapladığı gerçek zararı karşılamadığının anlaşılması halinde ise, “sanığa, bilirkişinin hesapladığı kurumun gerçek zarar miktarından ödenen miktar düşüldükten sonra kalan zarar için gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 06/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.