YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3654
KARAR NO : 2017/9889
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
Suç eşyasının satın alınması suçundan cezalandırılması istemiyle sanık … hakkında açılan kamu davasının, aynı suçtan Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1840 esasına kayden yapılan yargılamada sanığın beraatına karar verildiğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesi uyarınca reddine dair Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2017 tarihli ve 2016/1191 esas 2017/25 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15/06/2017 gün ve 94660652-105-06-2529-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve 2017/39238 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık … hakkında Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1840 esasına kayden yapılan yargılamada sanığın müsnet hırsızlık suçunun sübut bulmadığından beraatine karar verildiği ancak sanıkta ele geçirilen suç eşyaları yönünden ise “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçundan kamu davasının açılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması karşısında, somut olayda, aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava bulunmadığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde öngörülen davanın reddi koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesince yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … ile diğer iki sanık hakkında 15.12.2015 tarihli iddianame ile TCK’nın 142/2-h, 116/4, 119/1-c ve 151/1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebi ile dava açıldığı, Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 gün ve 2015/1840 E., 2016/145 K. sayılı kararı ile sanıkların atılı suçlardan beraatine, sanık …’in eylemlerinin ise “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçunun unsurlarını oluşturması ihtimaline binaen hakkında gereğinin takdir ve ifası için C. Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verildiği, yoklukta verilen bu kararın katılan …’ün kovuşturma aşamasındaki ifadesinde mahkemeye bildirdiği ve bilinen son adresi olan “General Zeki Doğan Mahallesi, 521. Sokak, No: 22/15, Mamak / Ankara” adresine tebliğe
çıkartılmadan, doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi aynı Kanun’un 10/1. maddesindeki düzenlemeye aykırılık oluşturup, yapılan tebliğ işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği, dolayısıyla sanık hakkında TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçundan dava açılamayacağı, bu şekilde açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verildiği, öncelikle Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 gün ve 2015/1840 E., 2016/145 K. sayılı kararının katılana tebliğ edilip, usulüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup (ANKARA) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2017 gün ve 2016/1191 E., 2017/25 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.