YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3852
KARAR NO : 2017/11460
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aydıncık Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2013 tarihli ve 2012/82 esas, 2013/32 sayılı kararının infazı sırasında, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, infazın durdurulup durdurulmayacağına dair bir karar verilmesi yönündeki infaz savcılığı tarafından yapılan talebin kabulü ile infazın durdurulmasına ilişkin anılan Mahkemenin 09/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararını müteakip, uzlaştırma sağlanamadığından bahisle hükümlü hakkındaki cezanın aynen infazına dair Aydıncık Asliye Ceza Mahkemesinin 24/01/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2017 tarihli ve 2017/226 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/06/2017 gün ve 5615/2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2017 gün ve 2017/38953 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık …’a uzlaştırmacı tarafından çıkarılan tebligatın bila tebliğ iadesi sonrası, uzlaştırma yapılamadığına dair 17/01/2017 tarihli rapora istinaden cezanın aynen infazına dair ek karar verilmiş ise de, Aydıncık Asliye Ceza Mahkemesinin 24/01/2017 tarihli ek kararının aynı adreste sanığa tebliğ edilmiş olması gözetildiğinde, gerekli adres araştırması yapılmadan, uzlaştırma yazısının sanığa tebliğ edilemediğinden bahisle düzenlenen uzlaştırmanın yapılamadığına dair rapor uyarınca aynen infaz kararı verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
İnceleme konusu olayda, uzlaştırmacı tarafından hazırlanan uzlaşma teklifini içerir tebligatın sanığın bilinen son adresi yerine, 30.01.2013 tarihli sorgusunda bildirdiği “Yeni Mah. Okul Yolu Sok. No:… Aydıncık / MERSİN” adresine tebliğe çıkartıldığı, ancak adreste tanınmadığından bahisle tebligatın iade edilmesi üzerine, bu kez Uyap’ta yeni mernis adresi olarak kayıtlı “Eskiyürük Mah. Merkez Sok. No…Aydıncık/MERSİN” adresine tebliğ edilmeden, uzlaştırma bürosunun 17.01.2017 tarihli raporunda katılan …’in uzlaşmayı kabul ettiği, ancak sanık …’a tebligat yapılamadığı için taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından bahisle aynen infaz kararı verildiği gözetilerek itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (SİLİFKE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 28.03.2017 gün ve 2017/226 D.İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.