YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3855
KARAR NO : 2017/8004
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
Hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 35, 151/1, 116/4 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis, 3 ay 10 gün hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının aynı Kanun’un 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2014 tarihli ve 2012/32 esas, 2014/64 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/07/2017 gün ve 12027/2015 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2017 gün ve 2017/42239 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2005 tarihli ve 2002/234 esas, 2005/152 sayılı ilâmına konu 6 ay hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelendiği, hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde yeniden suç işlenmediği için, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 95/2. maddesine göre cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vâki olmamış sayılacağı, yargılama konusu suçların 29/11/2011 tarihinde işlendiği de nazara alındığında;
1- Sanığın üzerine atılı suçlardan dolayı hakkında verilen hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde,
2- Mala zarar verme suçu bakımından 5237 sayılı Kanun’un 58/3. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan yasal zorunluluk nedeniyle hapis cezasına hükmedilmesinde,
3- Her üç suç yönünden de hükümlü lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinde öngörülen cezanın ertelenmesi müesseselerinin yasal zorunluluk nedeniyle değerlendirme dışı bırakılarak yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesine göre ”Cürüm ile mahkûm olan kimse hüküm tarihinden itibaren 5 sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkûm olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyeti esasen vakî olmamış sayılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığa ait adli sicil kaydında yer alan ve erteli olan Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.03.2005 gün ve 2002/234 E., 2005/152 K. sayılı önceki mahkûmiyetin hüküm tarihi itibariyle ortadan kalktığı, dolayısıyla TCK’nın 58. maddesi kapsamında tekerrüre esas teşkil etmediği ve adli sicil kaydında tekerrüre esas alınacak başka mahkûmiyetinin de bulunmadığı gözetilmeden hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, ayrıca mahkemece mala zarar verme suçu açısından TCK’nın 58/3. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan yasal zorunluluk nedeniyle hapis cezasına hükmedildiği gibi, her üç suç yönünden hükümlü lehine CMK’nın 231. maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK’nın 51. maddesinde öngörülen cezanın ertelenmesi müesseselerinin yasal zorunluluk nedeniyle değerlendirme dışı bırakılması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (AKÇADAĞ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 15.04.2014 gün ve 2012/32 E., 2014/64 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.