Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/4106 E. 2017/9816 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4106
KARAR NO : 2017/9816
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından 11.11.2013 tarihinde düzenlenen sağlık kurulu raporunda, sanığın temyiz incelemesine konu 30.06.2008 tarihinde işlediği hırsızlık suçu yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığının bulunmadığı, cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtilmesine karşın sanığın dosyaya ibraz ettiği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Kurulu tarafından 25.02.2009 tarihinde düzenlenen rapor içeriğine göre dosyamızdan farklı olarak sanığın 11.08.2008 tarihinde işlediği hırsızlık suçu yönünden cezai ehliyetinin tam olmadığı, sanık hakkında TCK’nın 32/2. maddesinin uygulanmasının gerektiğinin belirtildiği nazara alındığında, sanığın önceki rapor ve tedavi evrakları ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi uyarınca suç tarihi olan 30.06.2008 tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışları yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı veya önemli derecede olmamakla birlikte fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı konusunda

Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik kovuşturmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın kimliği tespit edilemeyen mağdura ait sokakta park edilmiş motosikleti çalması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık vasisinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.