YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4115
KARAR NO : 2017/8791
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında hırsızlık suçundan İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2007 tarih ve 2006/393 esas, 2007/232 karar sayılı mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.05.2010 tarih ve 2010/10401 esas, 2010/6919 karar sayılı ilamı ile bozmaya konu teşkil ettiği, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2010 tarih ve 2010/451 esas, 2010/860 karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip denetim süresi belirlendiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden ihbar üzerine açıklanması geri bırakılan hükmün İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2016 tarih ve 2016/527 esas ve 2016/611 karar sayılı kararı ile açıklandığı, bu kararın da sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna götürüldüğü, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 02.02.2017 tarih ve 2017/139 esas ve 2017/139 karar sayılı kararı ile önceden Yargıtay tarafından bozma kararı verilen işlerle ilgili karar verilmesi üzerine yeniden kanun yoluna başvurulması halinde dosyanın incelenmesinin Yargıtay’ın ilgili dairesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapıldığı gerekçesiyle iade edilmesi karşısında; sanık hakkında hırsızlık suçundan İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2007 tarih ve 2006/393 esas, 2007/232 karar sayılı mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.05.2010 tarih ve 2010/10401 esas, 2010/6919 karar sayılı ilamı ile bozmaya konu teşkil etmesi sebebiyle Yargıtay denetiminden geçtiği anlaşıldığından tebliğnamede yer alan hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğundan dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesini içeren görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın miktar ve türü itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 35. maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle duran 28 gün hesaba kıtalmadan ilk hükmün verildiği 24.05.2007 tarihi ile ikinci hükmün verildiği 05.12.2016 tarihleri arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını geretirmediğinden, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.