YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11979
KARAR NO : 2019/19721
KARAR TARİHİ : 18.12.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 16/05/2015 tarihli CD izleme tutanağında; katılana ait elektrikli bisikleti çalan şahsın sanık …’a fiziki olarak birebir benzediğinin belirtildiği, dosya içerisindeki 12/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda; görüntülerdeki şahsın sanık ile çok benzer olduğuna dair kanaat niteliğinde görüş bildirildiği, sanığın ise aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ve görüntülerdeki şahsın kendisi olmadığını savunduğunun anlaşılması karşısında; bahsi geçen kamera kayıtları ile sanığın teşhise elverişli fotoğrafları üzerinde büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle güvenlik kamera görüntülerinin değerlendirilmesi ve görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü yada Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığından rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Katılan beyanına göre iş yeri önüne bırakılan elektrikli bisikletin çalınması şeklinde gerçekleşen eylemde; hırsızlık eyleminin gerçekleştiği yerin iş yerinin bulunduğu apartmanın eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususu, gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanıp, eklenti niteliğindeki yerden çalınmış ise eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesi kapsamında, ancak açık alanda bulunduğunun tespiti halinde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 18/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.