YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10134
KARAR NO : 2021/11688
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, suç işlemeye aleni tahrik, kasten yangın çıkarma, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.10.2019 tarihli, 2019/14743 E. 2019/12199 K. sayılı ilamında, gerekçeli kararın katılan …’a usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, tebligat belgesi ve sunması halinde temyiz dilekçesinin eklenmesi, ayrıca suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında … ve …’e karşı işlenen mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiileri tarafından yapılan temyiz istemleri ile ilgili ek tebliğname de düzenlendikten sonra dosyanın ilgili Daireye gönderilmesi gerektiği belirtildiği halde, sadece gerekçeli kararın katılana tebliğ edilerek ilgili evrakların dosya arasına alındığı, mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebi ile ilgili ise ek tebliğname düzenlenmeden 04/07/2019 tarihli ve 2015/416379 numaralı tebliğname ile dosyanın tekrar Dairemize gönderildiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuklar …, … ve … hakkında … ve …’e karşı işlenen mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafiileri tarafından yapılan temyiz istemleri ile ilgili ek tebliğname düzenlenerek Dairemize gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2-7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık …’nın yokluğunda verilen hükmün sanığın doğrudan MERNİS adresine çıkarıldığı anlaşılmakla, “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligat işleminin usule aykırı olmasından dolayı, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak (öncelikle bildirdiği en son adresine tebliğ yapılması, bu adreste tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile buna ilişkin belgeler ve sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere İADESİNİN mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 08.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.